1
  • açık konuşalım pek çoğumuz bunu istiyoruz fakat götümüz yemiyor.

    şahsen bir savaş anında bir boka yarayarak ölmeyi tercih ederim hatta pek çok kişi bunu bekliyor bir
    ''bir savaş çıksın da öleyim en azından kahraman olurum''

    şahsi düşüncem bu yönde en azından, intihar etmek için çok sağlam bir yürek gerekli, herkesin götü yemez şahsen benimde yemiyor, çünkü acı verici ve kolay değil zahmetli bir iş.

    aileniz ile yaşıyorsanız neredeyse imkansızdır,bileklerinizi kesseniz berbat bir his
    kendinizi boğsanız ciğerlerinizin parçalandığını hissedeceksiniz
    kendinizi yaksanız en acı vereni
    bir yerden atlasanız kısa bir anlığınada olsa bütün kemiklerinizin kırılıp organlarınızın etrafa dağıldığını hissedeceksiniz,evet hissedeceksiniz çünkü sinir uçlarının beyine yolladığı sinayler sizin düşme hızınıdan daha hızlı olacaktır
    yada beyin kanaması gibi iğrenç bir yol ile öleceksiniz
    ilaç içseniz ölmeme daha da kötüsü beyinin foksyonlarını kaybetmesi gibi bir durum var yani ilaç içerek ölmeniz garanti değil hatta büyük ihtimal ile zihinsel özürlü olarak ayağıkalkacaksınız

    en basiti bu durumda silahı kafanıza dayamak gibi gözüküyor fakat o da kolay değil.

    çünkü niye? ne zaman öleceğinizi bilmek ve bunu kendiniz yapmak olduğu gibi bir sıkıntıdır.
    her şey biter, yani herşey, hesap edecek bir şeyinizin kalmaması lazım ve son ana kadar beyninizin çalıştığını ve düşüncelerin aktığını düşünürsek ayık kafa ile neredeyse imkansız kafanız çok çok çok iyiken bile gayet zordur.

    zihinsel açıdan rus ruleti oynamaktan çok çok daha zordur.

    intihar sebeplerine değinmeyeceğim çünkü açıkcası intihar etmek için kimsenin bir sebebe ihtiyacı yok.
    hayattan sıkılsan bile intihar edebilirsin,bu özgürlüğe ve hakka sahipsindir çünkü bu hayatı sevmek yada yaşamak zorunda değilsindir.

    kimse sana ''bu dünyaya gelicen sana uyarmı?'' dememiştir.

    intihar mevzusu açıldığında herkes ''intihar edecek olsa şunu şunu yaparım,ölmeden istediklerimi yaparım kanka'' diye söyler fakat olay öyle değildir intihar etmeye karar verdiğiniz anda onların hiç biri umrunuzda olmaz,yok gelecekmiş yok planlarmış yok son bir kez seks yapmak yok efendim sevmediğin adamı öldürmek zerre kadar sikinde olmaz hemde hiç.

    sen ölünce arkandakiler ne düşünücek?

    bak intihar edenlere karşı bunu sorarlar

    +sen intihar edince annen,baban ,kardeşin ne düşüncek? çocuklarına kim baka..
    -.. pat (kafasını patlatır)

    şimdi niye yukarıdaki adam onu intihardan vaz geçirecek adamın lafını bile dinlemeden kendini öldürdü?
    çünkü sikinde değil,kimin ne düşüneceği kimin ne yapacağı o adama anlatılırmı? adam gidiyor işte.

    adam sayanora demiş, ceketini almış kapıda senin o adama ''daha karpuz kesecektik'' demen bir şey ifade etmez, adam ya bunları kafasında tartmış yada cidden hiç umrunda değil demektir.

    yani initiharı kafasına koymuş adamı tedavi edemezsin,hani gerçekten beceremedi ve öldüremedi kendini onu istediğin kadar tedavi et o bazı şeyleri fark etmiş ve yaşamak istemiyor, onun fikrini değiştirmen için tedavi etmen değil beynini yıkaman lazım.

    intihar edecek cesaret çok az kişide var fakat ölmek isteyen gerçekten çok fazla kişi var, şu an savaş çıksa sırf kendini öldürtmek için hemen savaşa katılacak ve en ön safta savaşacak en az 20 kişi tanıyorum.

    kimsede çıkıp ''initihar eden ergen hölö hölö''demesin, herkes sizin gibi toz pembe yaşamıyor hayatı.

    evet bu da intihar notumdu..

    şaka şaka ne intihar edecem lan, götüm yemez bir kere, hem intihar edecek olsam intihar notunu sözlüğemi yazarım? inithar notu bile yazmam lan, en fazla sevmediğim birinin beni tehnit ettiğini o yüzden intihar ettiğimi falan yazarım giderken en azından o sevmediğim kişiye bela olurum amk.
  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na "Ben senin TRT'ye çıkmadığını bilmiyordum. Böyle şey mi olur? TRT, iktidara ne kadar yer ayırıyorsa, size de o kadar yer ayırmalı" dediği gündeme geldi.

    Kaynak : Odatv

    --spoiler--
    /ben-senin-trtye-cikarilmadigini-bilmiyordum-2607161200.html
    --spoiler--

    Yorum : jupiterde yaşıyordu herhalde.
  • ibnelik mi desem, şerefsizlik mi, isguzarlik mi yoksa ahlaksızlık mi bilemedim ama, tarafima yapılan ve benim dışında başka faturalı hat sahiplerine de yapıldığını tahmin ettiğim bir sahtekarlık vakası..

    --spoiler--
    şöyle ki, geçen ay faturasiz hattımı faturaliya çevirip 'faturali esnek s' tarifesini kullanmaya başladım. bana bayiide soylenen, normal kullanım ücretinin 35 tl olması ve de bu tarifeyi 1 sene indirimli olarak 25 tl olarak kullanabilecegimdi..

    gelgelelim, ilk ay sonunda 52 tl borç çıktı. arayıp benim 25 tl'lik tarife kullandığımı ve bu tutarın hatalı olduğunu söylediğimde bunu kabul edip bu hatalarından dolayı musteri memnuniyeti geregi bu borcun vodafone tarafından ödeneceğini söylediler. eyvallah dedim, sevindim. delikanlı firma.. hatalarını telafi ediyorlar.

    Lakin yine gelgelelim, 2. ay sonunda ise bana yine 52 tl'lik fatura çıkardılar. ve yine arayıp bu tutarda bi yanlışlık olabileceğini sorduğumda ise soylenen, geçen ayki hatadan dolayı kendi odedikleri 25 tl'yi de bu ayki faturaya yansittiklariydi.

    şimdi bu etik bir davranış mi? saçmalığa bakar misiniz. o zaman faturayı duzelt, adam gibi odeyelim amk.

    neyse, bunun uzerini de gectim, birkaç gün sonra, yani bugün ise bir tarife tanıtımı yapmak için aradılar. müşteri temsilcisinin söylediği şey, 'su an 50 tl'lik x tarifesini kullanmaktasiniz.' isterseniz daha uygun......

    Hönk! oha, 50 tl'lik tarife mi diye şok oldum. 1 saniye kontrol sağlayacağım diye beklettiler ve pardon, 35 tl'lik tarife kullanmaktasiniz. 15 tl ise vodafone'un odedigi geçen aydan kalan tutar..

    ee dedim nasıl oluyor, bana geçen aydaki yanlışlıktan dolayı 25 tl yi bu ay yansıttıkları soylendi.

    bir saniye deyip geçen ay olan faturayı kontrol etti ve söylediği sey, 'bir yanlışlık yok. Faturaniz 50 tl dır Dedi.

    Oha amk, iyice çorba oldu işler. Beynim yandı...

    geçen ayki faturanın içinde telsiz kullanım ve rehberlik ücretlerinin de olduğunu söyledi kadın.

    Telsiz kullanımı her ay kesilen vergi. okey. Peki ya diğeri? o da aranan 444' lü numaraların bedeliymis. artık onlar da tarife dışı ucretlendiriyormus. Yeni bir uygulama.. ama hiç öyle bir bilgilendirme yapilmadı bana. bir de söylediği, tarifelerde genelde bu ucretin 'ekstra' olmasi. Genelde?

    ee dedim, bir yanlışlık yoksa nasıl 2 ay ust uste aynı fatura çıkıyor? Ben 2 ayda da aynı surede mi konusmusum rehberlik hizmetlerini?

    yine hat dışına aldı, kontrol sağlayalım diye.
    --spoiler--

    Lan beynim yandi yeminle. kafam basmiyor artık. Ben de kapattım telefonu. ugrasamayacagim.

    Şimdi bu nasıl bir sistemdir arkadaşım ya. keriz mi silkiyorsunuz?. faturasizda hiç böyle şeyler olmuyordu. demek faturaliya geçin faturaliya diye boşuna baskı yapmiyorlarmis...
  • essy

    467.
  • profiline fotoğraf koyanı eleştirir, anın görüntüsüne tam 00:00 da yüzük kutusunu yapıştırır, ama yüzüğü göstermez.

    artı alınca sevinen, eksi alınca üzülenler falan der; anın görüntüsündeki entrysi eksi bombardımanına tutulduğunda ise editleyip "kıskançlar eksiliyor" der.

    sizce de çok tatlı değil mi?

    ayrıca nick altıma girdiği entry için açıklama yapmama rağmen geri dönmeyecek kadar da zarif biri!!!

    edit: hala ideoloji diyor ya, pes. he canım artı için yazıyorum ben evet, hemen de anladı he maşallah çok da zeki!!!
  • AÇIKLAMA;
    Bu metnin, Tüm Dünya üzerinde yayınlanması Alien Armed Forces(AAF) bir isteği ve emridir. Dünyanın değerli insanları, sistematik bir şekilde sürdürülen zulüm, ülkelerinizin birbirine ihanetleri, güçlünün güçsüzü ezmesi ve hayati liderlerin varlığı hiçbir şey olmamış gibi hayatına kaldığı yerden devam etmesi,olaylara sessiz kalması insanlık ırkı için bir tehdit haline gelmiş olmasından dünyanın tüm ülkeleri ve hayatın bulunduğu yerleri ideolojik saiklerle dizayn edilmeye başlanmış ve insanlık adına görevlerini yapamaz hale getirilmiştir.
    Gaflet, dalalet, işkence, zulüm, savaş ve hatta hıyanet içerisinde olan dünya devlet ve hükümet yetkilikleri tarafından temel hak ve hürriyetler zedelenmiş, güçsüzler ezilmiş ve sömürülmüştür. Dünyanız, galaksiler ortamda hak ettiği itibarını yitirmiş ve evrensel temel canlı haklarının gözardı edildiği, korkuya dayalı otokrasi ile yönetilen bir dünya haline getirilmiştir.
    Para ve güç idarenin aldığı hatalı karar ile mücadeleden geri durduğu savaşların tırmanarak bir çok masum ülke ve vatandaşın canına kast edilmiştir. Savaş, Katliam, Yolsuzluk, Hırsızlık ve her türlü kötülük ciddi boyutlara ulaşmış. Dünya sathında bununla mücadele edecek hukuk sistemi işlemez hale getirilmiştir.
    Bu olaylar karşısında Alien Armed Forces(AAF) ‘Tüm Galaksilerde Huzur’ ilkesinden hareketle galaksilerin bütünlüğünü, gezegenlerin ve devletlerin bekasını devam ettirmek, gezegeninizin kazanımlarının karşı karşıya kaldığı tehlikeleri bertaraf etmek, gezegenler arası iletişimin fiili engelleri ortadan kaldırmak galaksi güvenlik tehdidi haline gelmiş olan tehlikeleri engellemek zulüm ve işkencenin her türlüsü ile etkin mücadele yolunu açmak temel galaksi insan haklarını ırk ve tür ayrımı gözetmeksizin tüm canlılar için geçerli kılmak için gezegeninizin kaybedilen uluslararası itibarını yeniden kazandırmak, gezegenler arası ortamda barış, istikrar ve huzurun temini için daha güçlü bir ilişki ve işbirliğini tesis etmek maksadıyla tüm dünya yönetimine el koymuştur.
    Dünyanın yönetimi, teşkil edilen Alien Peace Association(APA) tarafından yönetilecektir. Meşruiyetini kaybetmiş Dünya yetkililerine görevden el çektirilmiştir.
    Saygılarımızla Uzaylılar.
    acunay
    5 saat önce
    ... 9  :)   :( 
  • geçen hafta bir tanıdığın evine misafirliğe gittim. mutfakta çöp dolmuştu. dedim " ben iki dakika çöpü atıp geleyim. " bunun kat da 2. kat. asansör yok. şansa ikinci katın merdivenlerinin olduğu bölümün koridorunda ışık mı bozukmuş bilmem ne. ama birinci katınki yanıyor onda sorun yok. neyse o dedi " kapıyı açık tutayım da ışık olsun sana, merdivenlerden düşme şimdi. " ben de tamam deyip indim. aşağı indiğimde kapı sistemini anlayamadım, bir dakika falan çöpü yere koyup açmaya çalıştım. açıldı, gittim çöpü attım. sonra çıkıyorum işte ikinci koridora gelince baktım bizimki kapıyı kapatmış içimden söylendim ışık olsun diye tutacaktı güya, sabırsız gibisinde. bir yandan da merdivenlerden çıkarken düşmemek için demirine tutunuyorum. geldim dairenin önüne. çaldım kapıyı. bizimki delikten gözüktü. ama yüzünde nasıl bir şaşkınlık var anlatamam. dedim "açsana benim. " açtı. hemen dedim ne kapattın kapıyı. o duraksadı bir. sonra hayretle şöyle dedi " nasıl sen gelmedin mi lan. az önce girdin. baktım başın öne eğik salona doğr yürüdün. ne oldu diye sordum içerden cevap vermedin. kapıyı niye kapatmadın dedim. " mutfaktaymış beni görmüş eve girerken gitmiş kapıyı da geldim diye kapatmış. ben zannettim ilk önce şaka yapıyor. ben gelmedim, daha yeni giriyorum içeri, iyi misin sen başka hırsız mırsız girmesin eve dedim. yok öyle ısrarla söylüyor ki beni görmüş, o ben mişim. vallaha bir tırstım gittim evi aradım, baktım odalara yok. halisülasyon görmüştür diye geçireceğim ama öyle emin ki. ben de gelmediğimden, yeni girdiğimden eminim. öyle değişik bir olaydı. biri benim kılığıma girmiş herhalde, tövbe tövbe. neysee olur böyle şeyler deyip geç.
  • Uşak'tan izmir'e seyahat ediyorum. Benimle birlikte 20 kadar yolcu var. Az once Ikram servisi basladi. Koltuk numaram 1 oldugu icin ilk olarak bana sordu muavin: Ne alirsiniz? Kendinden emin, başım dik bir sekilde: Hicbir sey istemiyorum. Dedim.

    Yaklasik 20 kisi şaşkın bakislarla beni izledi. Gururluydum. 60 yaslarinda bir teyze ayaga kalkip alkislamaya basladi, devaminda tum otobus. Arka siralardan bir amca gelip tebrik etti. Yaklasik 10 yildir otobuslerdeyim, ilk kez ikrami geri ceviren bir yolcu gordum dedi. Arkamda oturanlarla sarmaş dolaş olduk, muavin sırtına bindirip bi tur gezdirdi otobusu.

    Şoför: istersen izmir'e kadar sen kullan, bu aracın sana ihtiyaci var. Dedi. Kabul etmeyince Allah adi verdim diyerek biraz daha ısrar etti. En arkada oturan genc çift göz yaşlarını tutamadi. 17 numarada oturan, az once cantasindan salatalik, domates cikartip ikramlardan 2'şer tane alan başortulu kadin, bu utançla yaşayamam diyerek aracı terk etti.
  • yurdun dört bir yanında dillere artık pelesenk olmuş söz öbeği. evler, kahveler, sokaklar, otobüsler...

    ayrıca şiveli konuşmak aşağılamak yahut hakaret etmek değil a benim kıt zekalı demokrasi sevdalısı(!) vatandaşlarım. herkes eski istanbul ağzıyla konuşuyor zannediyorsunuz herhalde.
  • benimdir.

    yanımda her zaman bıçak, çakmak, tornavida, şarj aleti , kalem , kağıt , usb , kulaklık , ıslak mendil gibi ıvır zıvırlar taşıdığım için yararlı oluyor. her türlü şartlara hazırlıklı olmak gerek.
  • * Yağları kasa dönüştüreceğini zannedenler. (Ki artık açıklama yapmaya bile üşeniyorum.)

    * Bölgesel yağ yakma safsatasına halen daha inanıp mekiğe abananlar.

    * Bacak günlerini es geçip üst gövdeyi şişirerek tavuk gibi ortada gezenler.

    * Salondan çıkar çıkmaz Burger kingde menü gömüp "neler yaptım da zayıflayamadım" diyenler.

    Bu liste böyle uzar gider.