can bonomo ile rocco'Lu ev oturması

Sıcacık ev ortamında eğlence ve müzik dolu dakikalar sunacak olan Can Bonomo ile “Rocco’lu ev oturması” konserlerinin ikincisi 1 Mart Pazar günü saat 20.30’da gerçekleşecek.

  1. sözlükteki en kezban yazar

    http://anket.uludagsozluk.com/s/11222/

    (bkz: Pembepatiklikiz)

    (bkz: ipekgorgun)

    (bkz: Dudu peri)

    (bkz: zall)

    Cevabı pembepatiklikiz olan ankettir.

turkcell in avea nın sağırlara büyük ayıbı
çok kınanması gereken ayıptır. ulan ülkede milyonlarca sağır varken sen her gün onlarca reklam yapıp telefonla konuşan insanları gösteriyorsun. bunu gören sağırlar üzülmez mi dertlenmez mi. ayıptır günahtır. nasıl ki filli boya nın görme engellilere büyük ayıbı gibi halkımız galeyana geliyorsa buna da galeyana gelmeli. mallık bunu gösterir!

edit: hee zorunuza mı gitti filli boya'ya sallayan filli düdükler. ulan kolay mı filli boyayı devirmek.
filli boya nın görme engellilere büyük ayıbı
Daha önce birkaç arkadaşın dile getirdiği durum. Maalesef, ekşi sözlük gibi etkin, etkili bir sözlük olmadığı için yeterli destek görmedi.

Gözlerinizi kapatın ve Görme engelli olduğunuzu düşünün. Hayatınızın her anı Başınızdaki bu derde katlanmak mücadele etmekle geçiyor. Moralinizi yüksek tutmak, hayattan zevk almak için bir sürü şey deniyor, mutlu olmak için uğraşıyorsunuz. Ama bir anda tvden gelen sesi duyuyorsunuz " hayattan rengi alın, geriye neyi kalır?" ...

Uludağ sözlük'ten iş çıkmaz, bari bir arkadaş ekşi'de başlık açsın da şu acımaz reklam son bulsun.

Edit: meğer cok eski bir reklâm sarkisiymis. buna benzer başlık inci ve ekşi de de açılmış. Ulu nun günahını almışım, onları da sallamamis adamlar. Muhtemelen kanzuk "tüccari itibar" bahanesiyle bir sürü entry silmiştir.
sözlükte kız olmak
kafasında bir takım arızaları yoksa

veya sözlükten kendine koca aramıyorsa

kadın veya erkek cinsiyetini belirtmeye gerek duymaz,

lakin yukarıdakilerden biri veya her ikisi mevcutsa

kız olduğunu söyleyebilir ki, bu kız vari işlerle

uğraşanların çoğunun pasif gay olduğunu düşünüyorum.

düdüt ; bir zamanlarda burayı basbayağı motorize bir abla

mesken tutmuştu amsalak aptal oğlanları belki de söğüşlüyordu.
animecilerin ortak özellikleri
asosyallik dışında bir ortak yönlerinin olmadığını düşündüğüm kesimdir. hafta da 17 farklı anime dizi takip etmek uğruna üniversiteyi iki yıl uzatmış arkadaşım var. dört gün odasından çıkmadığı dolayısıyla blok giriş çıkışında hiç parmak okutmadığı için yurt yönetimi anonsla kendisini çağırmış ve öldün mü diye kontrol etmek istedik demiştir. bir gün boyunca bir paket jelibonla idare ettiğini devletin yurdunda devletin bedavaya verdiği kahvaltı veya yemeğe inmeye dahi üşenmiş bir kişidir. buz gibi oda da kalkıp camı kapatmaya üşendiği için saç kurutma makinasını kendine çevirip onun sıcak havasıyla durumu dengelemeye çalışan bir kardeşimizdir. çok iyi çocuktur. kimseye bir zararının dokunduğunu görmedim. kendi halinde bir animeci.
130 kiloluk sözlük kızı
normaldir. Beyaz tenliyim deyip esmer olanı, 85 doğumluyum deyip 82'li olanı, 75 kiloyum deyip 90 kilo olanı, 1.65'im deyip anca 1.55 olanı tanıdık burada. Şaşırmayın gençler.
kasımda aşk başkadır
Sweet november = kasimda ask baskadir.
Leon the professional = sevginin gucu.
Shawsank redemption = esaretin bedeli.
What the fuck = noluyog amua goyim.
iphone 4s
iphone , iphone 'dur. dememi sağlamış telefon.

şimdi şöyle ; abim kendine iphone 6'yı aldı. e tabi 4s'i boşa çıkınca alıp kullanayım bari dedim. normalde samsung kullanıyorum.

size şöyle diyim, son güncellemeyle hantallaştı denen hali bu ise gönül rahatlığıyla samsungtan geçiş yapabilirsiniz. eşşekten indim ata bindim gibi oldu abartmıyorum. milletin neden iphone da iphone dediğini şimdi anladım. tabi uzun süredir iphone kullananlar hantallaşma hissetmiş olabilir ama samsungtan geçince ben gayet memnun kaldım.

yinede alacaksanız bence 5 ve üzeri modelleri tercih edin. sıfırı hala çok yüksek fiyatlardan satılıyor. çok güvendiğiniz ve temiz kullandığına inandığınız kişilerden ikinci el alıp geçebilirsiniz.
türkiye den siktir olup gitmek
ardı arkası düşünmeden yapılırsa üzecek iş.

"orada ne yaparım, nasıl çevre edinirim, kendimi nasıl geliştiririm" diye sorup soruşturmadan, iki internet sayfasının, gönderme şirketinin gazına gelip gidiyorlar, sonra ağlaya ağlaya dönüyorlar -gittiğim yer şöyle kötüydü böyle kötüydü- diye.

lan kaç kat zengin, gelişmiş ülke kötüydü, o kadar göçmen fark etmedi de bir sen mi fark ettin ?

tutunabileceğimden, becerebileceğimden detaylıca emin olmadan gitmem.
yazarların en büyük hayali
didim yolu üzerinde bir arazi satın alıp, içine yine hayalimdeki gibi bir ahşap ev, arkasına bir bahçe, önüne havuz, kapısına da manav tezgahı.

Meksika şapkamı takıp, şemsiyenin altında çay içerken, miskin köpeğim de ayak ucumda yatacak. Ben de Bahçede yetiştirdiklerimi yol kenarında satarım. Gelen müşterilerle de 2 kelam muhabbet ederim yeter.

Akşamları bisikletime atlayıp didim'i gezerim. Denize filan girer, dönerim.

Aciliyetsiz bir hayat. Oh miss.
erkeklere has özellikler
hafif nemli taşağı elle düzelttikten sonra eli koklamak.

ulan bunu yapmayan erkek yoktur. evet ilber ortaylısı da yapmıştır nelson mandela da yapmıştır.

o koku bi kontrol edilecek arkadaş.