• Kordiseps mantarının genleri ile oynanılırsa teorik olarak (teori yani uğraşmamış kimse) insanın beynini ele geçirecek bir parazit oluşturabilirmiş fakat parazit insanın beynini geçici süreliğine durduracağı için gözler işlevini kaybedermiş.

    yani genleri ile oynanır ve insana uygun hale getirilirse kör zombiler olabiliriz.

    yani zombi filmleri o kadar da götten uydurma değil.

    (bkz: Kordiseps)
    (bkz: Kordiseps mantarı)
  • Sırf para ve şöhret olma uğruna hiç arlanma utanma duygusu olmadan bedenini satan porno yıldızlarının abartılması gerçeğidir .
    Eskiden kafa basmadığı için bu kadar Güzel kız Nasıl porno Yıldız'ı olur diyebiliyorduk ama şu an düşününce ne kadar saçma bir soru olduğunu farkettik . Yok yani anlanıyorum bildiğin fahişe lan neyini abartıyorsun gir internete bolca bulursun ondan güzel olan escort .
  • bir film değil, fakat bir belgesel. üstelik gerçekleri yansıtıyor. (bkz: anadolunun kayıp şarkıları)

    "kimseye boyun bükmeyip, kimseye zarar vermeyen adam'a deli derler."

    şurada; https://www.youtube.com/watch?v=Lt_RiUemdjs +
    e ror
    2 saat önce
    ... 5  :)   :( 
  • burnunuz ne kocaman!
    cyrano: evet, pek kocaman!

    hepsi bu mu? de valvert: daha? cyrano: bu kadarı az
    delikanlı! halbuki neler neler bulunmaz

    söyleyecek! asıl iş edada.
    meselâ bak, hoyratça:
    "burnum böyle olsaydı, mösyö, mutlak dibinden kestirirdim!

    dostça: "yana yatmaz mı,
    senden evvel davranıp kadehine batmaz mı?"

    tarifle: "burun değil bir kere, coğrafyada
    böylesine dağ denir, dağ değil, yarımada!"

    mütecessis: "acaba neye yarar bu alet?
    makas kutusu mudur, divit midir izah et!"

    zarifâne: "kuşları sevdiğiniz besbelli!
    yorulmasınlar diye yavrucaklar, temelli
    bir tünek kurmuşsunuz!"

    pür neş'e: "birader, şu koskocaman burnunla tütün içince, komşu
    "yangın var!" demiyor mu?"

    müdebbir: "aman yavrum,
    bu ağırlıkla yere düşmenden korkuyorum!"

    müşfik: "yaptırın ona küçücük bir şemsiye,
    yazın fazla güneşten rengi solmasın diye!"

    alimâne: "görmüştüm aristophane'da belki
    hippocampelephan tocamélos adındaki hayvanın

    burnu gayet büyükmüş! sen ne dersin?"
    nobran: "zaten bilirim, sen misafir seversin,

    bu, şapka asmak için ne mükemmel bir icat!"
    şairâne: "ey burun! bütün cihana inat,

    seni baştan aşağı nezle etmeye kaadir
    tek rüzgar bulunamaz, karayel istisnadır!"

    hazin: "bir de kanarsa, kızıldeniz, ne belâ!"
    hayran: "lavantacıya ne mükemmel tabela!"

    safiyâne: "abide ne günleri gezilir?"

    hürmetkârâne: "beyefendi kibarsınız muhakkak,
    yoksa imkânı var mı cumba sahibi olmak?"

    köylü: "vış anam! bu ne? bilmem guş mu balıh mı?
    yoksa bir tohuma gaçmış salatalıh mı?"

    sivri akıllı: "bunu tombalaya koymalı!
    kim elinden kaçırmak ister böyle bir malı?"

    ve hıçkıra hıçkıra, nihayet, pyrame gibi,
    "bu ne felâket! bu ne musibettir yarabbi!

    böyle berbat edip de yüzünü sahibinin,
    şimdi de utancından kızarıyor bak hain!"

    olsaydı biraz nükte, biraz malûmatınız,
    işte karşıma geçip bunları sayardınız.

    fakat sizde nükteden eser yok zerre kadar,
    neyleyim cenab-ı hakk ihsan buyurmamışlar!

    zaten bir parça icat kudreti olsa bile
    böyle seçkin, muhterem hüzzar önünde hele,

    bana bu şakaları yapamazdınız elbet.
    ağzınızdan çıkmaya daha olmadan kısmet

    bunlardan birinin en ufak başlangıcı,
    karşınıza çıkardı bergerac'ın kılıcı!

    ben bunları söylerim oldukça belâgatle;
    başkasından dinlemem fakat tekini bile!
  • gece geç yatan ve birçok konuda samimiyetle buraya yazı yazan biri olarak sonuna kadar katıldığım saptama. sözlüklerin de bir psikolojisi var. diğerlerinde hiçbir zaman buradaki duygusal, samimi, saydam yazılar yazabileceğim ya da orada bunu yaşayabileceğim bir hisse kapılmadım. burada duygularını kelime kelime işlersin, yazarsın. yazmazsan okursun yazma isteğiyle dolarsın. bilhassa geceleri. duygu bombardımanı başlar. niceli çok önemli değil. kendi başına çok kıymetli.
    brell
    4 saat önce
    ... 8  :)  1  :( 
  • çirkin olduklarını düşünen ve bunun altında kendi kendini ezen insan yalnız olur.

    bunu dert etmeyip kendine güvenen insanın çevresi dolu olur.

    kisaca onunuzdeki tek engel kendinizsiniz arkadaslar.
  • ilk kez kedili bi fotoğraf eksiledim oha yaa yazıklar olsun bu düzen.

    Birtakım fotoğraflar.
  • ilk ne zaman ve nerede kullanıldı. bunu hep merak etmişimdir. ilk kim koymaya başladı ve o günden beri süre geldi. günümüzde koymayan yok çünkü. artık konuşurken amına koyayım demezsem, o cümle devrikmiş gibi geliyor aq.
  • HDP’li Mithat Sancar’ın yazar-sosyolog Wilde’in bir sözünü örnek vermesine AKP Tokat Milletvekili Zeyit Aslan, “O kim ya” diye tepki gösterdi. AKP’li bir başka vekil de ‘Oscar ödüllerinden bahset’ deyince HDP’li vekil, “Ödül değil, öyle bir adam var” demek zorunda kaldı.

    Mithat Sancar (HDP): Bazı mantık yürütmeleri anlamakta zorlanıyorum. Lütfen, kimse şahsen üzerine alınmasın ama Oscar Wilde’ın bir sözünü aktarmak istiyorum sizlere.

    Zeyit Aslan (AKP): Kim?

    Sancar: Oscar Wilde.

    Aslan: O kim ya? (Gürültüler)

    Sancar: Araştırın, ne yapayım? Bu kadar dersi veremem, zamanımız yok ama ihtiyacı olan varsa Mecliste özel oturum yapar, oda tutarız. Otuz yıl üniversitede ders verdim, burada da birkaç ay veririm.

    Halis Dalkılıç (AKP): Bu kültür, bu medeniyete dair örnekler var mı Mithat Bey, hafızanızda var mı?

    Ahmet Sami Ceylan (AKP): Necip Fazıl’dan biraz örnek verir misin?

    Başkan: Bir dinleyelim. Ama konunun dışında şeyler olursa espriye herkes espriyle karşılık veriyor.

    Sancar: Zorunuza gidebilir.

    Ceylan: Yok, zorumuza niye gitsin ya?

    Sancar: O zaman dinle.

    Dalkılıç: Senin bu medeniyete bu kadar yabancılaşman bizim zorumuza gidiyor.

    Sancar: Oscar Wilde millîdir, millî değildir, onu da tartışın.

    Adnan Günnar (AKP): Oscar ödüllerinden bahset.

    Ayşe Acar Başaran (HDP): “Oscar Wilde” dedi ya!

    Burcu Çelik Özkan (HDP): Oscar Wilde, Wilde. O, ödül falan değil yani “Oscar Wilde” diye bir adam.

    http://www.sozcu.com.tr/2...na-da-sahit-oldu-1214794/
  • Ellerimizi açıp 'bismillahirrahmanirrahim' dedikten sonra dua ederiz. Allah'tan isterken "ver... yap...." gibi ifadeler kullanırız. Çünkü bu şekilde dua etmemiz gerektiği öğretilmiştir. Oysa biz kuluz, allah'tan isterken rica etmemiz, yalvarmamız, "lütfen verir misin?" Tarzı cümleler kurmamız gerekmez mi?
    Hayır gerekmez.
    Çünkü bu şekilde "ver..., yap.." diye dua etmenin örneklerini allah kur'an-ı kerim'de veriyor.
    Ama neden rica kelimeleri kullanmıyoruz?
    Çünkü besmele'yi söylüyorsun. Uyan, anla artık besmele'yi.