• Kadının olayı anlama biçimi de ayrı bir komedi.
    'Temel birgün yolda giderken ayağını tam basacak bişe görmüş yerde. parmağını dokundurup ağzına götürmüş, "ıyy bokmuş iyi ki basmamışım" demiş.'

    Kadının ki de o hesap.
  • sanatçı kelimesinin tam anlamıyla karşılığıdır bu ağabeyimiz. dinlerken sizi alır çooook uzaklara götürür.
    xeleton
    4638 - 2 saat önce
    ... 2  :)   :( 
  • ilkokul iki üç falanım. Devlet okulunda kalabalık bir sınıftayız. Öğretmen sınıftaki çocukların babalarının mesleklerini soruyor. Soru rahatsız edici, arkadaşlarım huzursuz yanıtlıyor. Çoğu iyi işlerde çalışmıyorlar, işsiz diyorlar, serbest meslek öğretmenim diyorlar.

    Bizimki turizm sektöründe. ik cıydı o zaman. Maddi durumumuz daha iyi arkadaşlarımdan. Babam müdür demekten utanıyorum arkadaşlarıma ayıp olur diye.

    Babam personel öğretmenim diyorum. Anlamıyor tabi. Nası yani kızım ne personeli diyor. Turizm personeli diyorum.

    Sonra babama gitmiş bu mesele nası gittiyse. Babasının mesleğini bilmeyen evlat mı olur, ben sizin için en dipten tırnağımla kazıdım bunları sen ne iş yaptığımı bilmiyorsun diye bi dünya trip atmıştı. Bişey de diyemedim öyle düşündüğümü bilirse babama ayıp olur diye.

    Konu bildiğin gibi değil baba.
    corbadaksinekkanadi
    7844 - 3 saat önce
    ... 5  :)   :( 
  • Bu yağmurlu istanbul gecesine de ancak bu şiir yakışırdı. Sarayburnu'ndan selamlar sözlük.

    elimden tut yoksa düşeceğim
    yoksa bir bir yıldızlar düşecek
    eğer şairsem beni tanırsan
    yağmurdan korktuğumu bilirsen
    gözlerim aklına gelirse
    elimden tut yoksa düşeceğim
    yağmur beni götürecek yoksa beni

    geceleri bir çarpıntı duyarsan
    telâş telâş yağmurdan kaçıyorum
    sarayburnu'ndan geçiyorum
    akşamsa eylül'se ıslanmışsam
    beni görsen belki anlayamazsın
    içlenir gizli gizli ağlarsın
    eğer ben yalnızsam yanılmışsam
    elimden tut yoksa düşeceğim
    yağmur beni götürecek yoksa beni.

    attila ilhan
    yağmur kaçağı
    kuna
    11033 - 4 saat önce
    ... 5  :)   :( 
  • 16 günlük aradan sonra aramıza döndüğünü verdiği açık eksilerle gösteren koca yürekli yazar. Sen yokkende iyidik, keşke gelmeseydin be.
    cikolatalipasta
    13217 - 5 saat önce
    ... 9  :)  2  :( 
  • 16 günlük aradan sonra aramıza döndüğünü verdiği açık eksilerle gösteren koca yürekli yazar. Sen yokkende iyidik, keşke gelmeseydin be.
    cikolatalipasta
    15690 - 5 saat önce
    ... 9  :)  2  :( 
  • gambiya da malumunuz üzere bir seçim yapıldı. seçim sonucu muhalif aday devlet başkanlığına seçildi. ama mevcut iktidar görevi bırakmayıp ohal ilan etti. bunun üzerine gomşu ülke senegal ver ulan adama başkanlığını deyip askeri harekat başlattı. iş bm güvenlik konseyine taşındı. bm senegal ın aldığı bu kararı desteklediğini vurgulayarak gambiya ya askeri müdahaleye destek verdiğini açıkladı. (bkz: afrika da karışıyor gençler)
    yetmisbir
    18178 - 7 saat önce
    ... 16  :)  1  :( 
  • engelli insanlara saldıracak kadar barbar, bunu inkar edip mağduriyet yaratacak kadar yalancı ve yüzsüz canlılar tarafından yapılmıştır. insan demeye dilim varmadı.

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1311987/+
    shotwhisky
    20229 - 8 saat önce
    ... 20  :)  1  :( 
  • şüphesiz ki eski bir tamek reklamında görülen neşedir. lan o değil de ketçabı niye garson sıkıyor? cevab veremedim. evet.

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1311934/+
  • lütfen okuyun...

    türkiye'deki büyük ölçekli fabrikaların -mesela gebze organizede bulunan üst düzey firmalarımız- müşterilerinin -mesela otomotiv yan sanayi firmasının müşterisi toyota, ford, volvo gibi- ülkenin gidişatını -ülkemiz yöneticilerine zıt olarak- pek beğenmedikleri ve ileride uygulanabilecek herhangi bir ambargoya karşı, tedarikçilerine -bahsettiğimiz büyük ölçekli firmalarımız- ham madde alımında sıkıntıya girecek olabilme ihtimaline karşı 2018 yılına kadar bulgaristan'dan herhangi bir arsa alıp oraya fabrika kurma zorunluluğu getirterek, hem kendilerini hem de tedarikçilerini garantiye almaları durumudur.

    bilal'e anlatır gibi anlatırsak. şimdi bizi ayakta tutan firmalarımız var ya hani. ağaoğlu değil hani adam akıllı üretimini yapan firmalar. işte o firmalar şu an kimlere çalışıyor ? avrupadaki, amerikadaki, uzak doğudaki ultra büyük firmalara. kimlerden ham maddeyi tedarik ediyor ? avrupadaki, amerikadaki, uzak doğudaki ham madde üreticilerinden. yani aylardır dediğimiz gibi senin eve aş götürmeni sağlayan o iş yeri var ya hani. işte o iş yeri bu sövdüğümüz ecnebiler olmadığı takdirde kendini döndüremiyor. o kendini döndüremeyince sen aş götüremiyorsun çocuğuna. neyse konumuza dönelim. şimdi bu ultra büyük firmalar son zamanlarda yaşanan hadiseleri görüp bir plan yapmışlar. acil eylem planı diye. bu ultra büyük firmalar - ki dediğim gibi bazılarının fabrikaları direk burada ford, toyota vb.- çok değerli reisimizin yaptığı çok değerli adımlardan sonra, ülkenin iranlaşma yoluna girdiğini ve ülkenin ileride ambargo yiyebileceğini öngörmüşler. peki ülkemiz ambargo yerse ne olur ? göte geliriz. nasıl ? yukarıda da anlattığım gibi ekonomimizi döndüren bu firmalarımız, ham madde alımını dışarıdan yaptıkları için ham madde alamaz duruma gelip üretim yapamaz, böylelikle müşteriler daha az zarar etmek için firmalarımızla çalışmayı keser. keserse ne olur ? evine aş götüremeyecek, sıkıntıdan survivor izleyemeyecek, ülkenin sorunlarına kafa patlatacak, "ulan ben yıllardır bu adamlara-malum kişiler- nasıl güvenmişim" diye sorgulayacak ve bombok bir hayata adım atmış olacaksın. bu sonuç kısmıydı. biz asıl meseleye gelelim. şimdi bu ultra büyük firmalar diyorlar ki senle çalışabilmemiz için sana bir şart koşuyorum. eğer 2018 yılına kadar avrupa birliğinden bir ülkeye fabrika açarsan kendi götünü de bizim götümüzü de güvene almış olacağın için seninle çalışabiliriz. öngörüldüğü gibi kötü bir duruma düşerse ülkeniz, siktir olup gidebileceğimiz bir yer olur. götü sağlama almış oluruz diyor. kısaca özet bu. bilal anlardı açıkcası.

    şimdi sen nereden biliyorsun'cular için söyleyeyim. sürekli firma gezen ve büyük firmaların patronlarıyla sohbet etme şansına sahip olan biri olarak söylüyorum ve bunları söylerken geleceğimiz için gerçekten endişe duyuyor ve korkuyorum. yukarıdaki anlattığım meseleyi anlatan kişi, taysad(taşıt araçları yan sanayicileri derneği)'nde büyük bir yan sanayi firması olan kişi. geçen ay 12.000 tl'ye aldığı ham maddeyi bu ay 19.000 tl'ye aldığını söylemesi bile ülkenin durumunu gözler önüne seriyor. (bkz: 17 bin liralık hammaddenın 25 bin lira olması) kendisi de bulgaristan'dan fabrika alma peşinde. bu arada bulgaristan'da tam teşekküllü bir fabrika kurulumunun 1 milyon tl kadar bir masrafı varmış. yani 3 ev parası. gitmemek için sebep yok.

    arkadaşlar bakın. ülkenin geleceği karanlık ve her geçen gün daha da karanlıklaşıyor. aydınlatmak için geç de olsa çabalamamız lazım. baban, abin, ablan, komşun, arkadaşın işsiz kalıp sefillik çekmesin diye bizim insanlara bu durumları anlatmamız, onları aydınlatmamız şart. insanlar olan bitenlerin farkında değil. bu yazdıklarımı paylaşın insanlarla. bakın gerçekten yalan söylemiyorum. bunları duymadan önce çok az da olsa umudum vardı ülkenin geleceği için ama şimdi neredeyse hiç kalmadı. ama yine de bizim son ana kadar çabalamamız lazım. insanlar kime güvendiklerini, neye oy attıklarını, ülkede neler olduğunu, ülkeye neler olacağını bilsinler. ben evli değilim, çocuğum yok ama çocuklarınız için güzel bir gelecek bırakalım. kendiniz için yapmıyorsanız onlar için yapın. hiçbir şey yapamıyorsanız bu yazılanları paylaşın.

    ülkemin geleceğinden endişe ediyorum arkadaşlar. gerçekten kötüye gidiyoruz hem de çok kötüye.

    edit: bazı yazarlar ironi yapıyorlarsa ironidir diye not yazsın çünkü beceremiyorlar. he değilse partinizin amk.