bugün 1710 başlık
kapat


gündemdekiler


  1. atatürk ü görseniz ilk ne derdiniz

    Dini inancın nedir? Hayatta iken neden bunu aleni bir şekilde söylemedin? Günümüzde milyonlarca insan senin dini inancını tartışıp duruyor. Senin düşmanların, seni her zaman din düşmanı göstermeye çalışıyor. Din düşmanları ise seni de kendileri gibi göstermeye çalışıyor. Bu hep böyle gitti. insanlar hep ön yargıları ile hareket etti.

    #26114516
  2. ayıp olmayan küçük fahişelikler

    işi düştüğü erkeğe, kendisinden hoşlanmış ve yaklaşmaya çalışıyor gibi davranmak. istediğini aldıktan sonra da soğuk davranmak, uzaklaşmak.

    Ayıp diyen görmedim. Bana sorsanız bu düpedüz terbiyesizlik.

    #26114500
  3. tarihci76

    mesai mi sözlükte öğretmenlik yaptığımı sanan dil bilgisi sazanlarına aşığım. dil bilgisi kurallarına uymuyorum. neden mi.
    çünkü .ikimde bile değil.
    dil bilgisi takıntısı olanları düşük zekalı olarak görüyorum.
    mesele kurallara uymak değil.
    mesele yazdıklarınla insanlara ufuk açmak.

    #26114496
  4. dört büyükler penaltı ve kırmızı kart istatistiği

    son dört hatta dört buçuk sezon baz alınarak yapılmış istatistik. kimlerin şampiyon yapılmaya çalışıldığı, kimlerin doğrandığı toplamda belli oluyor.

    http://besiktaskartalyuva...alt-krmz-kart-adalet.html

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/714405/+

    #26114495
  5. atatürk ü görseniz ilk ne derdiniz

    ata'm,sen bize koca bir cumhuriyet emanet ettin. biz emanetini koruyamadık. bize öz dilimizi emanet ettin, koruyamadık. bize türklüğü emanet ettin, koruyamadık. senden çok özür dileriz ata'm,seni rahat uyutamadık.

    #26114480
  6. zall ın çocuğu olmak

    -kayıt-
    --spoiler--
    Sevgili ses kaydedici günlük. Bugün babam bana nasıl bakınız veyileceyni öyretdi. Ağtık çikoğata isteyken (bkz: nestle) şet'linde istiyovum. Benim babam şöjlük gibi adam. Benim babam, ulu adam.
    --spoiler--

    (20 aralık, 2014/papua yeni gine)

    -kayıt durdur-

    offff. nereden geldik şu papua'ya baba. Baba!!!!

    #26114473
  7. fotoğraf yollanan kızın muhabbeti kesmesi

    Oldukça üzüntü veren bir durum.

    Ben anlamıyorum arkadaş. Eleman çirkinse neden hemen muhabbeti kesiyorsun ki? O zaman sözlüğe sevgili aramaya mı geldin yani? Sözlük bu değildi hani? Peki ya eleştirilen abazan erkek yazarlar? Son olarak da klasik soru babam böyle pasta yapmayı nerden öğrendi?

    #26114472
  8. latin alfabesi kullanmayan salak japonlar

    çin alfabesinin işlevini hala kavrıyamıyor bazı arkadaşlar...

    çince bir tek "shi" hecesini kullanarak upuzuuun şiirler yazabileceğiniz bir dildir. çincenin anahtarı harfler değil vurgulardır. bir önceki entarimde verilen örnek ise "uç örnek" değil gayet normal bir örnektir..

    dipçi arkadaşlara bir başka örnek: "mai" kelimesi çincede hem satın almak, hem de satmak manasına gelir.

    http://realbusiness.co.uk...g-chinese--mai-mai-or-mai

    peki hangisinin kasdedildiğini nasıl anlayacağız? vurgulardan tabii ki. birinin vurgusu direkt düşer, öbürününki önce düşer sonra çıkar.. vurgu işaretleri (bkz: pinyin) bu soruna ancak kısmi bir çözümdür..

    dipçi arkadaşın temel sorunu çin karakterlerinin temel işlevini anlayamamasında düğümleniyor..
    çincenin onlarca değişik lehçesi var:

    http://en.wikipedia.org/w...t_of_varieties_of_Chinese
    http://en.wikipedia.org/wiki/Varieties_of_Chinese

    türkiye gibi ülkelerde lehçe büyük sorun değil. çünkü kelimenin manası harflerin dizilimine dayalı ve kullanılan lehçe vurguları değiştirse bile harf dizilimine dikkat ederek ne denmek istediği anlaşılabiliyor. çince gibi vurguya dayalı dillerde ise lehçeler büyük problem, çünkü lehçe kelimenin içindeki vurguların yerini değiştiriyor. vurgular değişince mana da tamamen kayıyor.. çinin her bölgesi aynı kelimeyi değişik vurgularla söylüyor..

    çin dünyanın en eski imparatorluklarından biri.. değişik bölgelerin birbirini anlayamama sorunu çok erken tarihlerde kendini göstermiş. çin bu problemi yazıdan fonetiği tamamen çıkararak çözmüş. bu sayede birbiriyle tamamen farklı lehçeleri konuşan çinliler birbirlerinin yazdıklarını hiç bir güçlük çekmeden okuyup anlıyorlar ve ortak bir kültürü paylaşabiliyorlar. hatta çin yazısı için "imparatorluğu bir arada tutan çimento" da denir..

    kore medeniyeti çin'e, japon medeniyeti ise hem çine hem de koreye bağlıdır. koreliler önceleri çin yazısını hiç değiştirmeden kopya edip kullandılar. ancak korece çince gibi vurguya dayanmıyordu. dolayısıyla koreliler 1400'lerde çinceyi bıraktılar ve hangul denen fonetik-alfabetik yazıya geçtiler. yani kendi harf devrimlerini yaptılar!!!!!
    görüldüğü gibi uzakdoğu tarihi dipçi arkadaşın görmemizi istediğinin tam tersini gösteriyor!!

    bizim harf devrimimize gelince.. tamamen gereklidir ve milleti kültüründen falan koparmamıştır. kore'nin 1400'lerde yaptığı harf devrimini bizim 1900'lerde yapmamızdan ibarettir..

    osmanlı kitap piyasasının ne denli acınası olduğunu bilenler arkada büyük bir kültür bırakılmamış olduğunu da bilirler..

    #26114458
  9. popişi sımsıkı anageyik

    popişi sımsıkı anageyik sever porşeleri ,evleri ,saatçikleri iki de yavrusu varmış. bütün gün hoplarmış zıplarmış püflermiş .erkekini pek aşklamış parıltıyı görünce. yavru ceylanlarından çok kalpçiklemiş onu.erkekinin parıltısı sönmüş bigün o da yamuk dişli ak çilli tosuncuğun parıltısını görmüş .zıpzıplamış püfleyip mucklamış .ak çilli tosuncuk bay demiş lady gagalara, beyoncelere. gökbaba gönderdi anageyiğimi demiş .

    bir şiir duyulmuş göklerden ;

    seninde parıltın sönecek
    ve anageyik boynuzlarını sana da ödünç verecek ...

    #26114448
  10. evleneceğim kız bakire olsun yeter

    Bakire kızla evlenmek istemek bir tercih olmakla beraber evlenilen kızın gerçekten bakire olup olmadığını bilmek mümkün değildir. Bekareti öne çıkaran her az gelişmiş beyin yarın karısını kıskançlıkla öldürme potansiyeli taşır.

    #26114442
  11. sineztezi

    Çok değişik bi' şeydir. bence herkeste çok az da olsa sineztezik durum vardır. mesela bir sayının ya da başka bir şeyin karşılığı renk ya da koku olabilir. sineztezya diye bir roman bile mevcut. şuan yazarını hatırlayamıyorum. ama denk geldiğinizde bir göz atın. gayet güzeldi.

    #26114441
  12. 20 ocak 1989 samsunspor trafik kazası

    cihat akbel'in, anısına bugün harika bir yazı kaleme aldığı çok acı olay. tekrardan allah rahmet eylesin. yazı:

    "elli beş

    saat sabah 8-9 civarı olmasına rağmen hava simsiyahtı. her yerde kar vardı. berbattı yollar ve gökyüzü. gülerek ellerimizi ısıtarak binmeye başladık otobüse. yolculuk malatya tarafındaydı. maçı nasıl kazanacağımızı düşünürken, içimi de kötü bir his kaplamıştı.

    önlerden arka tarafa yürürken şoförümüz asım abiye bir selam verdim. nuri hocaya da baktım. o da bana gülümsedi. mete de arkasındaydı, o da gülümsüyordu. sonra muzaffer’in o güzel bıyıklarını gördüm. o da farklı bakmıyordu. emin kaptan arka beşlinin en ortasına oturmuş dışarıyı izliyordu. hareket etti aracımız. asım abi hızlı adamdı. o gün, normalde pek takmamasına rağmen zincirleri de bağlamıştı lastiklere. bir keresinde muzaffer, asım ağabeye “uçur bizi abi’’ demişti hiç unutmam. asım abi de “sizi uçurursam bir taneniz sağ çıkamaz’’ diye karşılık vermişti. epey gülmüştük o gün. bu konuşmanın o an için hiçbir gerçek yanı yoktu.

    yola çıktıktan 1 saat kadar oldu. otobüsteki birçok kişi uyumuştu bile. görüş açısı düşmüş , zifiri bir karanlık hakimdi. diyarbakırspor deplasmanına giden çarşambaspor otobüsüyle yolda atışmak, ara sıra onları geçip tatlı bir yol macerasına girmek dışında herhangi bir olay yaşanmıyordu. asım abi zeki adamdı. buz tutmuş yolda hız yapacak kadar delirmemişti. o gün oldukça güvenli gidiyorduk. bir gürültüyle uyandım. korku barındıran bir sesti, mete’nin sesi. sonra olan oldu. gözlerimi açtığımda otobüsün koridoruna yığılmış emin’i gördüm. bayılmıştı. mete de yerdeydi. kafasını bir yere çarpmıştı. sol elimi kaldırmak istedim ama mümkün olmadı. koltukların arasına sıkışmıştı. kaleci fatih’le göz göze geldim. ne oldu dediği anda bayıldı. o da sıkışmıştı koltukların arasına. çığlıklar ve kulağımdaki ses birbirine girdi. hiçbir şeyi anlayamıyor ve duyamıyordum. bir süre daha hareketsiz bekledim. kafamı kulak hizamdan bir yere vurmuştum. görüş açım da net değildi. sonra kapılar açıldı. çarşambaspor oyuncularını gördük. bazı insanları taşıyorlardı dışarıya. ben ve birçok oyuncu eminim ki hayal dünyasında olduğumuzu düşünüyorduk o an. mete, sezon öncesi kampında fatih’e bir rüyasını anlatmış. “abi bir rüya gördüm. ben ölüyordum sen ise kurtuluyordun. çok korktum’’ gözlerimi tekrar açtığımda ise hastanedeydim. ilk gördüğüm şey alçıdaki ayaklarım oldu. hiçbir yerimi hareket ettiremiyordum. gözlerimi tekrar kapadım bir daha açılmamak üzere. mete geldi rüyama, ölmüştü. o güzel aksanlı, kıbrıslı mete. fatih’e anlattığı rüya gerçek çıkmıştı. mete’ye ne olduğunu sordum. kamyonu görünce ayağa kalkıp uyuyanları uyarmak için bağırmış, çarpışmanın etkisiyle de otobüsün tavanına çarpmıştı başını. hemen arkasında asım abi belirdi. ne oldu sana abi dedim. olay yerinde can verdiğini anlattı. bu sefer hız da yapmamış, kaderin hızına da fren tutmamıştı. muzaffer dediler. sonra muzaffer’i gördüm. türkiye’nin en iyi stoperiydi. büyük takımlar istiyordu. çok aşıktı karısına. 4 yaşında da bir kızı vardı. ona sarıldım. en son da nuri hoca geldi. her zamanki yüz ifadesiyle bana gülümsedi. gururluydu. dünyada samsunspor’u en çok seven insandı. başımı salladım, tebessüm ederek o da başını salladı. hiçbir şey hissetmiyordum. bazen anımsadığım şeyler vardı. çocuğumu özlemiştim. karım nerdeydi acaba. yaşıyor muydum o an hepsi belirsizdi. kazadan 5 ay sonra yugoslavya’ya gidecek uçağa bindirilmek üzere ambulansla yola çıkmışız. ambulansta tamamen kalbim durmuş. olaydan sonra 156 gün bitkisel hayatta kalmışım. bana bunları öldükten sonra anlattılar. armanın kırmızı beyaz renklerine bir de siyahı koymuşlar bizim için. emin kaptan devam edememiş futbola. onun gibi birçok kişi yaralanmış. fatih bir daha milli takıma seçilememiş. futbol oynamak için 5 kişi yetiyor cennette. nuri hoca da hiç paslanmamış. muzaffer hâlâ geçilmiyor. mete de bildiğiniz gibi işte. asım abiyi de kaleye geçirdik, idare ediyor.

    ben zoran tomic, havza’da kaza geçirdikten günler sonra 14 haziran 1989’da ruhumu teslim ettim. samsunsporluyum."

    #26114425
  13. müslüman türk diye birşey yoktur

    tüm dünyanın bildiği gerçek.

    inkarcı araplar geldi yine...

    yani tamam, gerizekalısınız antropoloji filan ağır geliyor da bir bakın, karşılaştırın; asyalı türki halklar ile türkiyeliler benziyor mu? arap gibisiniz işte...

    #26114419
  14. tarihci76

    Öğretmen olmuş ama sözlük formatini ogrenememis yazar. Sanki bura mesaj verme panosu. Haa. Bir de noktalama isaretlerini. Soru sonuna ? Gelir. Cümleden sonra . Konur. Benzer öğelerin arasına , gelir. Evet.

    #26114409
  15. müslüman türk diye birşey yoktur

    ateist sıçmığıdır.

    kendini müslüman zanneden ancak "çift yaratıcılı bir dine * inanan" müslüman türkler vardır.

    çift yaratıcılı din; kök tengri'nin sadece türklere verdiği kut'u bir arap yalavaç'a vermeleri ** çift yaratıcılı türk müslümanlığı olarak adlandırılır.

    kök tengri'ye bilinç altlarında; allah'a bilinçli bir şekilde bağlıdırlar.

    türk müslümanlığı ayrıca bir çok tengricilik inanışını da içinde barındırır.

    --- alıntı ---
    Tengriciliği çoktan bırakmış halklarda da bu inancın birçok parçası islâm, Hıristiyanlık, Budizm, Musevilik ya da Taoizm ile birlikte geleneksel kültür olarak hâlâ sürmektedir. Örnek olarak ağaca çaput bağlama gibi gelenekler ve Türkiye Türkçesindeki "Utançtan yedi kat yerin dibine girdim" deyimi gösterilebilir. Yine ölen birisin ardından yapılan mevlüd törenleri (haftası, kırkı, elli ikisi ve yılı diye de bilinir) Şamanist dönemden Tengri dinine, ondan da Türklere geçmiş bir gelenektir. Yalnızca Müslüman Türklerde ve Müslüman Boşnaklarda mevlüd okutulur. Genel olarak dini ne olursa olsun tüm Türk ve Moğol uluslarda Şamanist ya da Tengri dönemi gelenekleri görmek mümkündür.
    kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Tengricilik
    --- alıntı ---

    #26114403